Daha önce "Hastayla Görüşme: Akılcılık veya Cahillik" diye bir yazı yazmıştım. Son cümlemde "Sonuç olarak toplum olarak akılcı düşünce yürütmekle ilgili ciddi sıkıntılarımız olduğunu düşünüyorum. Bunun mevcut eğitim sistemimizde ciddi değişiklikler yapılarak sağlanabileceği kanısındayım." demiştim.
Gazetelerde çok yazıldığı için bunun yeni bir örneğini tartışmak istiyorum. Genç bir erkek, psikiyatrik sorunlarının tedavisi için ailesi tarafından bir cinci hocaya götürülüyor. Hoca da cinlerini çıkarmak için kendisini kol ve bacaklarından bağlıyor. Sırtına çıkıyor. Cinlerini çıkarıyor. Dışarıda bekleyen aile -babası, oğlunun bağırmalarını duyuyor. "Beni kurtarın" diye bağırmasına rağmen cinci hocanın tedavisini kesmiyor. Daha sonra cinci hocanın izniyle içeri girdiğinde nefes almadığını görüyor. Genci hastaneye kaldırıyorlar. Ancak öldüğünü öğreniyorlar. Önce göz altına alınan cinci hoca daha sonra serbest bırakılıyor.
Gazetelere ve TV kanallarına haber olan olay özetle bu şekilde. Benim kafamda uyanan soruları hemen sıralayayım: Ülkemizde hâlâ bilim dışı tedavilere inananlar var mı, bunların oranı nedir? Yasalarımız bilim dışı tedaviler yapılmasına izin veriyor mu? Neden bu tedaviyi uygulatan baba göz altına alınmıyor? Cinci hoca hangi hafifletici nedenle serbest bırakılıyor?
Öncelikle tıbba inanmamanın önüne geçmek gerektiğini, ancak bunun bilime inanmakla başlaması gerektiğini düşünüyorum. Bilimin neden-sonuç ilişkisini, deterministik felsefesini neden anlatamadığımızı, insanlarımıza benimsetemediğimizi düşünerek üzülüyorum. Akılcı düşünmenin ciddi eksikliğini gördüğümüz bu olaya resmi makamların ve hukukun yanıtının da eksik olduğunu görmek beni daha da üzüyor.
Hâlâ hastalıkları, insanların içlerine giren cinlerin – kötü ruhların- yaptığına inananlar var. Bu çeşit inanışlar olduğu sürece o cinleri çıkarmaya çalışan şarlatanlar da olacaktır. Bence bu örnekteki daha büyük suç, hastasını cinci hocaya getiren kişidedir. Cinci hocanın kendisi ikinci derecede suçlu olmalıdır.
Bu örnek oldukça ilkel, uygarlık dışı bir örnektir. Modern zamanlara uydurulmuş, çağdaş bilim dışılıklar yok mudur? Bence var, adı da "alternatif tıp". Alternatif tedaviler bilim dışı yöntemlerin yıkanıp süslenmiş, çağdaş süzgeçlerden geçirilip modern bir pakete/şişeye konmuş yeni yöntemleri değil midir? Bazı otları, aktarlarda hazırlanan ilaçları, diğer alternatif tıp yöntemlerini buna örnek verebiliriz. Bunların hiçbiri bilimin çetrefilli süzgeçlerinden geçmemekte, ancak güzel ve şık paketlerle ve "alternatif" ismiyle tüketicisine sunulmaktadır. Tüketici "bilimsel" olanı sevmiyorsa yapılacak birşey var mıdır? Burada "alternatif tıp" kelimesinin "bilimsel olmayan tıp" ile değiştirilmesi gerekmez mi?
Bu haberi okuyanlar acaba neler düşündüler, ne kadarı bundan dolayı utandı? İşin acısı, bilime inanmayan bir toplumun, bu çeşit gazete haberlerinden utanmamasıdır.