Evet! Medimagazin’deki 5. yazı sezonuma da kavuştum. Şükür ve minnet bunu nasip edene. Başlangıçta haftalık yazı yazmanın güçlüğünü düşünürken, şimdi yaz sezonunun bitmesini iple çekiyorum. “Bu hafta ne yazsam?” sancısını ve yazıyı yazdıktan sonra “Gönder” tuşuna basma huzurunun verdiği hazzı özlemişim.
Evet! Bundan sonra yazacaklarımız da bugüne kadar yazdıklarımıza benzeyecek. Mesela değişmez konularımızdan biri, Sağlık Bakanlığının icraatleri ve sağlık politikaları olacak. Şüphesiz, bu zihniyet baki kaldığı müddetçe Bakanlık bize bolca malzeme vermeye devam edecek. Aylarca önce bu köşede “Avukatlar ve Sigortacılara Müjde: Kurbanlık Doktor Bulunur” başlığı altında eleştirdiğimiz “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” apartopar hayata geçirildi. Bakanlığın bir genelgesi ile yüzbinlerce TL bir günde hekimlerin ceplerinden veya sağlık kurumlarının kasalarından sigorta şirketlerinin hesaplarına aktarıldı. Sigortacılar ilk parti “paylarını” aldılar, şimdi sıra avukatlarda. Onlar için de yeni bir “kazanç kapısı” açıldı. Gözler aydın ola. Doğada her canlı “kendini koruma refleksi” ile mücehhez olarak yaratılmıştır. Bakanlık, sigorta şirketleri, avukatlar ve hastalar şunu iyi bilmeli ki, bugünden sonra hekimler de ‘kendilerini koruma refleksi’ ile “defansif tıp” uygulamaya başlarsa, bunun sorumlusu bu yasayı çıkaranlar ve hasta ile hekimi karşı karşıya getirenler olacaktır. Bu konu uzun. İleride ortaya çıkacak örneklerle birlikte daha uzun tartışırız.
Evet! Yine bu köşenin değişmez konularından biri Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin icraatları olacak. En son seçimde güzel ülkemin hekimleri müstahak oldukları (yani hak ettikleri, layık oldukları) şekilde yine “Etkin Demokrat TTB” listesini yönetime getirdiler. Tanıdık isimlerden oluşan merkez konsey aldıkları bayrağı 2 yıl taşıyacaklar. Biz de onları takip edip yaptıkları güzel icraatlara destek verip yanlışlarını da “lisanı münasip” ile bu köşede gündeme getireceğiz. Bence TTB Bakanlığın, “Mali Sorumluluk Sigortası” oldu bittisinde iyi bir performans gösterdi. Üyeleri iyi bir şekilde bilgilendirip süreci iyi yönetti. Genel Kurulda yaptığım konuşmada da dile getirdiğim gibi, TTB Merkez Konseyinde olumlu gelişmeler var. Bunu belli ölçüde konseyde yer alan isimlerdeki değişikliklere borçlu olsak da, esas faktör karşılarında çok ciddi bir muhalefetin var olduğunu bilmeleri. Yıllarca -en az 30 yıl- “Körler ile sağırlar, birbirini ağırlar” şeklinde geçen genel kurullar ve seçimler sonrasında son 3-4 yıldır “kendilerinden farklı düşünen” insanların da “sahaya inmesi” ile kendilerine çeki düzen verip ideolojik söylemlerden ziyade meslek sorunlarını konuşmaya başladılar ki, bunda kazananın hekimlik olacağı gün gibi aşikârdır.
Evet! Mevzu bahis edeceğimiz diğer başlıklar, hekim dışı sağlık çalışanlarının sorunları, çarpık bilim anlayışından zuhur eden söylemlere cevaplar, tıp etiğinin popüler konuları, sorunlu üniversitel anlayış ve bunun ortaya çıkardığı komik durumlar vs. Kısacası bugüne kadar belli bir kesimin beğenerek, belli bir kesimin de “ifrit olarak” okuduğu -ama okumadan da duramadığı- yazılarımıza devam edeceğiz.
Evet! Bu yazıyı yeni bir selamlama olarak kabul ediniz. Mübarek Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor, referandumdan ülkemizde daha güzel ve aydınlık günlere vesile olacak bir sonuç çıkmasını temenni ediyorum.