Günümüzde kripto varlıkların dijital hizmetlerin gelişimiyle ilerleyen teknoloji paralelinde, günden güne hayatımızdaki kullanım yoğunluğunun artacağı düşünülmektedir. Bu doğrultuda hem kripto para piyasalarındaki kullanıcıların hem hizmet sağlayıcıların uyması gereken yasal düzenlemelerin gecikilmeden uygulamaya geçirilmesi kritik önemdedir. Nitekim kripto varlık sektörünün düzenlenmesi ile amaçlanan temel unsurlar; kripto para piyasasındaki finansal dalgalanmaların önlenmesi, bu alandaki karapara aklama ve terörizmin finansmanına yönelik kullanımların engellenmesi ve bu varlıklara yatırım yapanların olası zimmete geçirme ya da varlıklarının dijital suçlularca ele geçirilmesi faaliyetlerinden korunmasıdır. Bu bağlamda AB Konseyi (ECOFIN) 16 Mayıs 2023 tarihinde Kripto Varlık Piyasa Tüzüğünü kabul etmiştir. Böylece, ilk kez AB düzeyinde uyumlaştırılmış bir kanuni düzenleme ile kripto varlıklar, kripto varlık satıcıları ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının içinde oldukları kripto varlık piyasalarının regüle edilmesi hedeflenmiştir.
1093/2010 ve 1095/2010 sayılı Tüzükleri değiştiren Markets in Crypto-Assets Regulation (MiCA) (Kripto Varlık Piyasaları Tüzüğü’nün) resmi kabulü AB’de yürütülen daha Dijital Finans Paketinin içinde yer alır. Paket, MiCA teklifine ek olarak bir dijital finans stratejisi, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını da kapsayan bir The Digital Operational Resilience Act (DORA) – Regulation (EU) 2022/2554 (Dijital Operasyonel Esneklik Yasası) ve toptan kullanımlar için distributed ledger technology (DLT)( dağıtılmış defter teknolojisi) (DLT) pilot rejimi hakkında da bir mevzuat teklifi içerir.(Bknz.https://www.bipar.eu/images/uploads/general/Digitalisation-DORA-MiCA-DLT-en.pdf)
Türkiye’de ise “7518 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 02.07.2024 tarih ve 32590 no.lu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunda kripto varlık, cüzdan, kripto varlık hizmet sağlayıcı, kripto varlık saklama hizmeti ve platform gibi kavramlar açıklanmıştır. kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Kurul’dan izin alınması zorunlu olup, Kurul’un düzenleyeceği belirli faaliyetlerde bulunmaları zorunlu tutulmuştur. Ayrıca kripto varlıkların alınıp satılmasına ve ilk satış ya da dağıtımının yapılmasına, kripto varlıkların takasına, transferine ve saklanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenecektir. Kanunda platformlarda fiyatlar serbestçe oluşacağı belirtilmiştir. Platformlar, bünyelerinde gerçekleştirilen piyasa bozucu nitelikte eylem ve işlemlere ilişkin tespitleri yapıp, bu işlemleri gerçekleştiren hesapların kısıtlanması, durdurulması ve kapatılması dâhil gerekli tedbirleri almak ve ulaşılan tespitleri rapora bağlayarak Kurula bildirmekle yükümlüdür. Kanunla kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyetleri ile kripto varlıkların transfer ve saklamasına ilişkin esaslar da kanun kapsamında yer alırken, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ile bunlarda işlem yapmak isteyen müşteriler arasında imzalanan sözleşmeler yazılı şekilde veya uzaktan müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulabilecek ve buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenecektir. İlgili Kanun incelendiğinde SPK’ya müşterilerle hizmet sağlayıcılar arasındaki sözleşme standartlarını belirleme, fesih, ücret ve masraf tayini konularında oldukça geniş yetkilerin verildiği görülmektedir. Diğer yandan ilgili Kanunda henüz kullanıcılara yönelik kripto varlıkların vergilendirilmesi hakkında herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı yalnızca her yıl platformların bir önceki yıl faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin %1’inin SPK’ya, diğer %1’lik payın ise blokzincir ve ilgili bilişim teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılması için TÜBİTAK bütçesine aktarılacağının düzenlendiği görülmektedir.Kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenlerin, bu Kanunun yürürlük tarihi olan 2 Temmuz 2024’ten itibaren bir ay içinde, Kurulca belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak faaliyet izni almaları gerekir. 1 aylık sürede faaliyetlerine devam etmeyecek kurumların, müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan üç ay içinde tasfiye kararı alıp ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair beyanda bulundukları evrakı getirmeleri gerekir. Kanunda izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti ile Kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet durumunda uygulanacak hapis ve idari para cezalarına ilişkin düzenlemeler şu şekildedir. İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet suçunun işlenme şekline göre 8 yıldan 22 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezalarının bulunduğu görülmüştür. Soruşturma ya da kovuşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin, diğer malların veya kripto varlıkların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezalarda indirimler getirildiği görülmüştür.
SPK’nın kripto para hizmet sağlayıcıları için sermaye şartı nedir henüz belirlenmemiştir. Bunun nedeni Türkiye’de kripto varlıklara ilişkin düzenleme yasalaşmış olsa da, kripto varlıklara ilişkin ikincil mevzuat düzenlemesinin SPK tarafından henüz yapılmamış olmasıdır. Ancak yakında bu tür konuların ivedilikle düzenlenmesi beklenilmektedir. Nitekim SPK’nın kripto para yasal düzenlemesi sonrası kripto para hizmet sağlayaıcılarına ilişkin “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcı Bilgi Formu ve Belgeler” duyuruları incelendiğinde; istenen bilgiler arasında; geçmiş dönemlere ilişkin bazı bilanço büyüklükleri (TL), iştirakleri, çalıştığı bankalar, bankalar dışında diğer gerçek ve tüzel kişilere borçları, şirketin ortaklik yapisi, tüzel kişi ortağin ortaklik yapisinin bulunduğu ayrıntılı bilgilendirmenin hedeflendiği görülmektedir(Bknz.https://spk.gov.tr/duyurular/basin-duyurulari/2024/kripto-varlik-hizmet-saglayicilara-iliskin-duyuru) ki bu durum SPK tarafından oluşturulacak kripto varlık veri havuzunun derinliğine katkı sağlayıp vatandaşları koruyucu ve hizmet sağlayıcıları kategorize edici nitelikte olacaktır.
Özetle; Kanunda kripto varlıklara ilişkin vergisel düzenlemelere yer verilmediği görülmektedir. kripto platformlarının gelirlerinin %1’i SPK’nın ve %1’i Tübitak’ındır. Türkiye’de kripto para hizmet sağlayıcısı hizmeti vermek isteyen firmaların, kripto varlık ihracı, satışı ve dağıtımı için SPK izni şartı bulunmaktadır. İzinsiz faaliyet gösteren şirket yetkililerine; 3 yıldan 5 yıla kadar hapis veya 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası verilebilecektir. Kanunda tüm transferlerin kayıt altına alınması öngörülmüştür kripto piyasalarında dolandırıcılık, piyasa bozucu eylemler ve bilgi suiistimali faaliyetinde bulunanlara ceza verilebilecektir. Buna göre bu tür eylemlerde bulunduğu tespit edilen kişi veya kurumlara 246 bin lira ile 6 milyon lira arasında para cezası uygulanabilecektir.
Dolayısıyla ilgili Kanunla yatırımcıların koruması öncül hedef olarak belirlenmiş görünmektedir. Bununla birlikte SPK tarafından yapılacak ikincil mevzuat düzenlemelerinde; hizmet sağlayıcıları için getirilen sermaye şartlarının AB uygulamasına benzer standartlarda düzenleneceği tahmin edilmektedir.31 Mayıs 2023’te kabul edilen Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin (Ab) 2023/1114 Sayılı Yönetmeliği’nin ek 4. Kısmında belirtilen; “Kripto Varlık Hizmeti Sağlayıcıları İçin Asgari Sermaye Gereklilikleri” ise aşağıdaki tabloda belirtildiği gibidir. Buna göre; Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının AB’de 3 kategoriye ayrılarak; 1. Sınıftakilerden 50.000 Euro(Avro), 2. sınıfa tabi olanlardan 125.000 Euro(Avro) ve 3. Sınıftakilerden 150.000 Euro olarak asgari sermaye gereklilikleri belirlenmiştir. 1. Sınıf kapsamına; tavsiye ve transfer hizmetleri gibi daha hafif çaplı faaliyetler girerken, 2. Sınıfta müşteriler adına fon saklama ve değişimi vb. hizmetlerin dahil olduğu, 150.000 Euro (Avro) ile aranan en yüksek asgari sermaye gerekliliğinin 3. sınıftaki Kripto varlıklar için bir ticaret platformunun işletilmesi hakkında olduğu görülmektedir. Bu bağlamda Türkiye için de SPK tarafından tablodaki sınıflandırmaya benzeri standartların getirilmesi olasıdır.
Tablo 1. AB’DE KRİPTO VARLIK HİZMETİ SAĞLAYICILARI İÇİN ASGARİ SERMAYE GEREKLİLİKLERİ
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları Kripto varlık hizmetlerinin türü Madde 67(1), (a) noktası uyarınca asgari sermaye gereksinimleri
1. sınıf Aşağıdaki kripto varlık hizmetleri için yetkilendirilmiş kripto varlık hizmet sağlayıcısı:
— müşteriler adına emirlerin yerine getirilmesi;
— kripto varlıkların yerleştirilmesi;
— Müşteriler adına kripto varlıklar için transfer hizmetleri sağlamak;
— Müşteriler adına kripto varlıklara ilişkin emirlerin alınması ve iletilmesi;
— kripto varlıklar hakkında tavsiyelerde bulunmak; ve/veya
— Kripto varlıklar üzerinde portföy yönetimi sağlamak.
50.000 Avro
Sınıf 2 Sınıf 1 kapsamındaki herhangi bir kripto varlık hizmeti için yetkilendirilmiş kripto varlık hizmet sağlayıcısı ve:
— müşteriler adına kripto varlıkların saklanması ve yönetiminin sağlanması;
— kripto varlıkların fonlarla değiştirilmesi; ve/veya
— Kripto varlıkların diğer kripto varlıklarla değiştirilmesi.
125.000 Avro
Sınıf 3 Sınıf 2 kapsamındaki herhangi bir kripto varlık hizmeti için yetkilendirilmiş kripto varlık hizmet sağlayıcısı ve:
— Kripto varlıklar için bir ticaret platformunun işletilmesi.
150.000 Avro
Sonuç olarak; Türkiye’de kripto varlıklara ilişkin düzenlemelerdeki gecikmeler değerlendirildiğinde; teknolojik gelişmeler ve dijital konulardaki gelişmeleri kanunların geriden takip güçlüğü hariç tutulduğunda, bu tür gecikmelerin suçu ve teröristik faaliyetleri, güvenliksiz piyasalarda vatandaşların mağduriyetlerini artırıcı, kayıtdışı ekonomiyi besleyici fonksiyon gördüğü rahatlıkla söylenebilir. Nitekim halihazırda kripto varlıklarla ilişkili vergisel düzenlemelerin yapılmamış olması reel piyasalar ile sanal ortamlarda gerçekleştirilen faaliyetler arasında da haksız rekabet ortamına ve vergisiz kazançlara neden olmaya devam etmektedir. Buna karşılık ilk kanuni düzenlemenin yapılmış olması devam niteliğinde düzenlemelere yol açacağından umut vadedicidir.
169
önceki yazı