Liyakat sistemi, çalışanları bir işi yapma yeteneklerine ve yeterliklerine göre işe alma ve terfi ettirme sürecidir. Sistemin temel ölçütleri bilgi, görgü ve diplomadır. Liyakatli kişi, verilen görevi başarılı şekilde yapabilme yetisine sahiptir ve çalıştığı kurum, kuruluş ve iş alanının da başarılı olma olasılığını artırır. Nesnel ölçütler, veriye dayalı ihtiyaçlar ve şeffaflık kurum ve kuruluşlara liyakatli çalışan alımını destekleyen en önemli unsurlardır. Ancak bu şekilde verimlilik sağlanır, performans artırılır, yolsuzluk azalır, güvenilir bir sistem kurulur, güçlü kurumlar yaratılır ve güvenli bir gelecek inşa edilir.
Liyakat her kurum ve kuruluş için vazgeçilmezdir ancak üniversiteler için daha da vazgeçilmezdir. Üniversitelerin her kademesinde görev yapan öğretim üyeleri ve onların oluşturduğu eğitim-öğretim iklimi için de aynı durum söz konusudur ancak en kritik olanı doktora eğitimidir. Çünkü liyakat, bireylerin yeteneklerine, başarılarına ve potansiyellerine dayanmasını sağlayarak doktora eğitiminde önemli bir rol oynar. Programa liyakat temelli öğrenci alımı akademik standartların güçlenmesini, mükemmellik anlayışının ilke edinilmesini, yaratıcılığın teşvik edilmesini, kurumsal değerlerin ve saygınlığın korunmasını, adalet, eşitlik, çeşitlilik ve bütüncüllüğün dengelenmesini sağlar. Liyakate dayalı sistem içinde yetişen doktora öğrencileri ülkenin kalkınması ve insanlığa daha iyi yaşam koşullarının sağlanması için özveriyle çalışırlar. Çünkü onlar, analiz, değerlendirme ve sentez adımlarını takip eden üst düzey düşünme becerilerine sahiptirler. Nitelikli doktora öğrencileri liyakat sahibi öğretim üyeleri tarafından yetiştirilir. Çünkü, liyakat sahibi bir öğretim üyesi doktora eğitiminde akademik mükemmelliği hedefler, dersleri kapsamlı ve derinlemesine yapılandırarak yeniliği ve yaratıcılığı teşvik eden ödev ve sınav sistemi kurar, araştırma kalitesini artırmak için entelektüel merak ve tutkuyu destekler, motivasyon ve disiplin sağlar, azmin yanında plastisiteyi de (beynin yapısal veya fizyolojik değişikliklere uğrama yeteneği) destekleyerek işbirliği ve ağ oluşturur, akademik dürüstlüğü ve saygınlığı temel ilke edinerek kayırmacılığı önler, şeffaflığın sağlanmasına destek olur, akademik bütünlüğü koruyup en iyi yetenekleri sisteme çeker, onları sistemde tutar ve etkili danışmanlık sağlar.
Liyakatsiz doktora eğitimi veren birimler titiz standartlardan ve kalite güvencesinden yoksun olduklarından dolayı bu iklimde yetişen bireyler çeşitli zararlı etkilere sahip olabilirler, özgünlük ve yöntemsel titizlikten yoksun araştırmalar yaparak bilginin ilerlemesine zarar verebilirler. Liyakatsiz doktora programlarının çoğalması da akademik standartları aşağıya çekerek doktora mezunlarının fazlalaşmasına yol açar. Bu arz fazlası, doktora derecesinin değerini ve güvenirliğini zora sokar. Standartların altındaki bir programdan mezun olmuş olan doktora sahibi bir bireyin yağmacı dergilerde yayın yapma, atıf-hakem-editör-yayın çiftlikleri ağında yer alma eğilimi ile uluslararası takdiri zayıf bilimsel kongrelerde yer alma olasılığı yüksek olabilir. Düşük kaliteli programlardan mezun olan öğrenciler genellikle temel beceri ve yetkinliklerden yoksun olduklarından dolayı kendilerini evrensel rekabet içerisinde hissetmezler. Bu nedenle de doktora eğitimi ile iş piyasasının talepleri arasındaki kopukluk ve tatminsizlik ortaya çıkar. Dahası, yetkili veya uzman pozisyonlarda yetersiz ve niteliksiz eğitim almış kişilerin bulunması yanlış kararlar alınmasına, yanlış bilgi yayılmasına ve kaynakların verimsiz kullanımına yol açarak halkın kurumlara olan güvenini sarsabilir. Bu durumda da yenilik ve rekabetten ödün verilir, rutine odaklanılır ve küresel rekabet zayıflar. Benzer şeyler niteliksiz doktora danışmanları içinde söylenebilir. Liyakat sahibi olmayan bir doktora danışmanı öğrencisinin akademik ve mesleki gelişimini güçlü şekilde destekleyemez, araştırma kalitesini düşürür, bütüncül gelişime yönelik danışmanlık yapamaz, öğrencide zihinsel sorunlar oluşmasına neden olabilir.
Ülkemizde doktora eğitiminin sonraki adımı olan doçentlik sınavlarında jüri üyeliği yapacak olan profesörlerin de bu bağlamda değerlendirilmesi gerekir. Çünkü bu basamak yeni bilgi üretme bağlamında doktora eğitiminin üzerine şekillenir. Adayın dosyasının adil, evrensel standartlara uygun şekilde derinlemesine incelenmesi doçent adaylarının liyakat temelli değerlendirilmesini sağlar. Bu nedenle jüri üyesi olan profesörün akademik dosyasının adayın dosyasından her yönüyle daha güçlü olması gerekir. Her alanda ve düzeyde bilirkişilik yapacak olan jüri üyesinin dosyası da bu ölçüt çerçevesinde düşünülmesi gerekir. Üniversitelerdeki atama ve yükseltmelerde jüri üyesi olarak görev yapacak olan profesörler için de bu ilke geçerli olmalıdır. Bir birimdeki yeni atama ve yükseltmenin de bir öncekinden daha nitelikli olması gerekir. Ancak bu durumda evrensel düzeyde bilimsel üretim yapılarak takip edilen kurum haline gelinir.
Üniversitelerin yanında kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde liyakatli bir ortamda yetişmiş doktora derecesine sahip kişilerin istihdam edilmesi yenilik yaratmak ve verimliliği artırmak için hayati önem taşır. Çünkü bu kişiler çalıştıkları alanda üst düzey uzmanlık bilgi ve becerisine sahiptirler, derinlemesine ve güçlü araştırma yapma eğilimindedirler, liderlik özellikleri güçlüdür, stratejik planlama becerileri üst düzeydedir, rol modeldirler, toplam kalite ve sürekli iş birliğinin önemine haizdirler, destekleyicidirler empatik davranırlar, eleştirel düşünme kapasiteleri yüksektir, kurumsal aidiyetleri güçlüdür, yapıcı geri bildirimde bulunurlar, dinamik bir iş anlayışı ve etkili iletişim becerileri sahiptirler, disiplinler arası yaklaşım konusunda esnek ve iş birliği anlayışındadırlar, küresel rekabette yer bulan işgücünü oluştururlar, çığır açan araştırma soruları sorarlar (özellikle temel bilimlerde), teknoloji üretimi ve transferini kolaylaştırırlar, girişimciliğin ve yenilikçiliğin önemli öncüleri olurlar, istihdam yaratan yeni start-up’ların (yenilikçi bir ürün, süreç veya servis sunan, yeni bir kuruluş) kurulmasını sağlarlar, sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun güçlenmesine katkıda bulunurlar.
Özetle, liyakat temelli doktora eğitim sistemi/iklimi nitelikli doktora öğrencilerinin yetişmesine katkıda bulunur. Nitelikli jüri üyelerinin yer aldığı doçentlik sınavları seçiciliği ve kaliteyi artırır. Atama ve yükseltmelerde liyakatin temel ölçüt olarak uygulanması üniversiteleri yüceltir ve güçlendirir. Nitelikli bir iklimde yetişmiş doktora mezunu istihdamı toplumsal kalkınmayı destekler. Bunlar önemlidir çünkü bir başkası kritik yeni bilgiyi diğeriyle karşılıksız paylaşmaz, hatta hiç paylaşmaz. Yeni bilgiyi üretecek olan o toplumun nitelikli insanlarıdır.