Doğrusu bu soruya “Evet” demek pek mümkün görünmüyor. Şu sıralar her tavrı ile eleştirdiğimiz ve hekim düşmanlığı yaptığını düşündüğümüz bir “hekim” Sağlık Bakanımız var.
Gerçekten de Sağlık Bakanının sağlık sorunlarını çok daha karmaşıklaştırdığını söyleyebiliriz. Aklıma gelen bazı örnekleri sıralayacak olursam: mecburi hizmet uygulaması, yeni uzmanlık yasası ile uzmanlık sürelerinin kısaltılması, başarısız aşı kampanyası ve bu nedenle depolarda kalan aşılar, ilaç fiyatları ile ilgili politika, özel hastanelerle ilgili uygulamalar, Tam Gün Yasası ve son olarak muayenehanelere getirilen kriterler.
“Sağlık Bakanı bunu neden yapıyor?” sorusuna çocuksu bir yanıt verebiliriz: “Halk böyle istediği için”. Yani Bakanlığın uygulamalarının kamu yararına olduğu söylenebilir. O zaman tüm hekim örgütleri kamu yararını düşünmeksizin Sağlık Bakanına karşı çıkmaktadırlar. Bir benzetme yapacak olursak Milli Eğitim Bakanının halk yararına tüm öğretmenlerin istemediği yasalar çıkarması ve bununla eğitimin iyileşeceğini söylemesi örneğini verebiliriz. Öğretmenlerin, kendilerini mutsuz eden ve doğru bulmadıkları yasalarla daha düzgün, kaliteli bir eğitim vermeleri ne kadar mümkündür?
Daha önce de söylemiştim. Halkın bazı yasalardan memnun olması söz konusu olabilir. Ancak bazı yasal uygulamaların halkın hoşuna gitmesi, bu yasaların her zaman halkın yararına olduğu anlamına gelmemektedir. Ayrıca, halkımızın bazı uygulamalardan pek memnun olmadıklarını da düşünüyorum: İlaç ve muayene ücreti farkları, malzeme satın almalarındaki zorluklar bunlar arasında sayılabilir.
“Üniversite hastanelerine el konmaya başladı”, “Hekimler depresyonda”, “Eczacılar zor durumda, eczaneler kapatılıyor”, “SGK nın giderleri katlanarak artıyor”, “Sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilmesi de derde deva olmadı” bazı yazı başlıkları iken Sağlık Bakanının muayenehanelerle uğraşması ne kadar doğrudur?
Doğrusu Sağlık Bakanının hekimlerin iş birliğine daha fazla ihtiyacı olduğu bir yüzyılın ilk 10 yılını yeni doldurduk. Bu yüzyılın, sağlık hizmetlerinde yeni sorunlar ve yeni beklentiler getireceğini söylemek yanlış olmaz. Bu yeni sorunlara bazı örnekler verebiliriz:
– Tedavi edici hizmetlerin kalitesinin artması ile masraflarının yükselmesi, teknolojiye daha bağımlı sağlık hizmetleri, daha pahalı sağlık hizmeti
– Nüfusun yaşlanması ile daha fazla sağlık hizmeti gerektiren bir yaşlı nüfus artışı
– Çevre kirlenmesi, küresel ısınma, nükleer kirlilik gibi nedenlerle farklılaşan, çetrefilleşen sağlık sorunları
– İşsizliğin artması ile çalışmayan/prim ödemeyen nüfusun sağlık harcamalarına olumsuz katkısı
– Halkımızın fazla ilaç kullanma alışkanlığı ile ilaç firmalarının çok kazanma alışkanlığı
– Teknolojinin ağırlığı ile öğrenme, deneyim kazanma süreleri uzayan -fazla uzmanlaşan- ve geleneksel hekimlikten uzaklaşan bir hekimlik
– Yeni malpraktis yasaları/uygulamaları ile riskli tıbbi uygulamalardan kaçınan bir hekimlik
Tüm bu sorunlarla uğraşmak varken Sağlık Bakanının uğraşlarına ne diyebiliriz? Ben sözlerimi özetle, “Hekimleri dinlemeyen bir Sağlık Bakanı, sağlık sorunlarını çözemez.” diye bitirmek istiyorum.